ANKARA -AA- Türk Dil Kurumu (TDK) ile Türk Tarih Kurumu'nun (TTK), geçen yıl, Türkiye İş Bankası'ndaki hisselerinden paylarına düşen gelirin toplam tutarı 131 milyon 473 bin 45 lira 95 kuruş oldu. Ancak bu paranın henüz iki kuruluşa aktarılmadığı bildirildi.
TDK Başkanı Prof. Dr. Haluk Akalın ile TTK Başkanı Prof. Dr. Ali Birinci, her iki kurumun gelirleriyle ilgili bir gazetede yanlış bilgilere dayalı yanlış yorumlar yapıldığını belirtti.
Yanlışlığın hesap hatasından kaynaklandığını ifade eden Akalın ile Birinci; haberde, İş Bankası'nın 2009 yılı kârından bütün paydaşlarına dağıtacağı brüt temettünün tamamının "tahmini" denilerek TDK ve TTK'ya aitmiş gibi hesaplandığını anlattılar.
Yine yıllar itibarıyla her iki kuruma düşen paylarda da yanlışlıklar yapıldığını, bunun sonucunda da kamuoyuna yanlış bilgi verildiğini belirten Akalın ile Birinci, Ulu önder Atatürk'ün vasiyetnamesi gereği İş Bankası'ndaki hisselerinin gelirlerinden Kurumlarına düşen paylardan hesaplarına aktarılan tutarın 2000 yılında 654 bin 801 lira 68 kuruş olarak gerçekleştiğini, 2001 ile 2002 yılında ise İş Bankası'nın kar payı dağıtmadığını hatırlattılar.
2009 yılında ise TDK ile TTK'nın İş Bankası karından elde ettiği gelirin 131 milyon 473 bin 45 lira 95 kuruş olduğunu belirten Akalan ile Birinci, ancak bu tutarın henüz her iki kuruma aktarılmadığını bildirdiler. İki Başkan, 2000-2009 dönemine kapsayan 9 yıl içerisinde her iki kurumun İş Bankası'nın karından elde ettiği gelirin toplam tutarının ise 442 milyon 7 bin 667 lira 74 kuruş olduğunu ifade ettiler.
Söz konusu tutarın yarısı olan 221 milyon 3 bin 833 lira 87 kuruşun TDK'ya diğer yarısının da TTK'ya ödendiğini belirten Akalın ile Birinci, ş unları kaydettiler:
"Açıkçası haberde yer aldığı gibi Kurumlarımıza 1,2 milyar TL değil 221 milyon 3 bin 833,87'şer lira aktarılmıştır. Bu tutara, henüz Kurumlarımıza aktarılmamış olan 2009 yılı geliri dahil değildir. 2009 yılı karından Kurumlarımıza düşecek pay ayrı ayrı 65 milyon 736 bin 522,98'er TL'dir. Bu tutar da dahil edildiğinde, gazetede ileri sürülen 'uçuk' rakama yaklaşmak bile söz konusu olmayacaktır.
Gelirlerimiz her yıl ekonomik göstergelere ve İş Bankasının karlılık durumuna göre değişmektedir. Geçmişte kar payı alamadığımız yıllar da oldu. Örneğin 2002-2003 yıllarında İş Bankası zarar bildirdiğinde hiçbir gelirimiz olmadı.
Bu tutarlar, Kurumlarımız adına İş Bankası Genel Müdürl üğünde açılan hesaplarda bulunmaktadır. Aslında bu hesaplar Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ile 2000-2006 yılları arasında yaşadığımız hukuki sürecin ardından açılmıştır. Konu yargı aşamasındayken CHP, her yılın gelirlerinin İş Bankası Genel Müd ürlüğünde en yüksek faiz getirisiyle açılacak bir hesapta tutulmasını istemişti. Davanın lehimize sonuçlanacağı anlaşılınca CHP, bu hesaptaki paranın birikmiş faiziyle birlikte Kurumlarımıza aktarılması talimatını vermiş, hesaptaki gelir de TDK'ye ve TTK'ye aktarılmıştır. Bizler de bu hesapları hiç kapatmadık. Bu geliri aynı hesapta en yüksek faizden nemalandırmaya devam ettik."
Bugün için Türk Dil Kurumu'nun hesabında 346 milyon 605 bin 31,97 lirası , Türk Tarih Kurumunun da 346 milyon 45 bin 193,81 lirası bulunduğunu belirten Akalın ile Birinci, kamu kurumları olmalarına karşın çalışanların maaşları, sosyal hakları, bilimsel araştırmalar, projeler, kitap ve dergi basımı, etkinlikler gibi bütün harcamaları devlet bütçesinden tek bir kuruş almadan Ulu Önder Atatürk'ün her iki kuruma bıraktığı gelirlerden karşılandığını anlattılar.
Bu süre içerisinde her iki kurumun bütün giderlerini Atatürk'ün bıraktığı bu mirastan karşıladığını tekrarlayan Akalın ile Birinci, bu gelirleri hiç değiştirmedikleri banka hesabında en iyi şekilde değerlendirip, nemalandırarak artırdıklarına dikkat çektiler.
Bütçelerinin, her kamu kurumunda olduğu gibi önceden tasarlandığını, gelecek döneme ilişkin yapacakları çalışmalar, yayımlayacakları kitaplar, yapacakları etkinliklerin belirlenerek Bütçe Kanunu kapsamında oluşturulduğunu ifade eden Akalın ve Birinci şunları kaydettiler:
"(Bankadaki paranın tamamını alıp harcayalım) diye bir şey asla söz konusu değildir. TBMM'de kabul edilen her yılın Bütçe Kanunu'na göre harcamamızı yapmaktayız. Sayıştay düzenli olarak hesaplarımızı denetlemektedir. Ayrıca Denetleme Kurulu da hesaplarımızı denetimden geçirmektedir.
Yanlış bilgiye dayalı bu haber çevresinde yapılan yorumlarda bilgi yanlışları da bulunmaktadır. Atatürk'ün vasiyetinin çiğnendiği, Kurumlarımızı n Atatürk'ün kurduğu kurumlar olmadığı, kapatıldığı vb. görüşlere en kesin ve doğru cevabı yüce Türk yargısı vermiştir. Bu konuda açılan davalarda Türk Dil Kurumu ile Türk Tarih Kurumunun Atatürk'ün kurduğu kurumlar olduğu yüce Türk yargı sının kararlarıyla tescil olunmuştur."
|
|