ANKARA -AA- Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun ''iktidarın muhalefete baskı yaptığı''na yönelik sözlerine ilişkin ''Kılıçdaroğlu, eğer böyle bir baskı varsa, böyle bir susturma varsa, baskıyı kuranın susturanın ortağıdır'' dedi.
Destici, MÜSİAD Ankara İl Başkanı Ziya Kahraman ve Ulaştırma Memur-Sen Genel Başkanı Can Cankesen ile beraberindeki heyetleri kabul etti. Kahraman ve Cankesen, BBP'nin geçen hafta sonunda yapılan 8. Olağan Kurultayı'nda yeniden genel başkanlığa seçilmesinden dolayı Destici'ye tebriklerini iletti.
Destici, Seçim Kanunu ve Siyasi Partiler Yasasına bakıldığında Türkiye'de seçimlere 15 parti girmesine rağmen 3 parti giriyormuş gibi baraj konulduğunu kaydetti. Anayasaya rağmen hazine yardımının 3 parti arasında paylaştırıldığını ifade eden Destici, ''Ondan sonra kalkıp susturulmaktan bahsedeceksin'' dedi.
''Kılıçdaroğlu susturuluyorsa biz ne yapacağız? Her gün televizyonlarda. Grup toplantıları naklen yayınlanıyor. Her türlü imkanları var. Plaza gibi maşallah genel merkezleri var'' diyen Destici, şöyle konuştu:
''İstedikleri gibi kendilerine ait yandaş medyaları var. Türkiye'ye seslerini duyuramama gibi bir problemleri yok. Eğer Kemal Kılıçdaroğlu, gerçek bir demokrasi istiyorsa Seçim Kanunu'nun ve Siyasi Partiler Yasası'nın demokratikleşmesi ile ilgili bir önerge verecek ve bu arada bütün siyasi partiler seslerini duyurabilecekleri bir imkana kavuşacaklar. Biz seçimlere giriyoruz. 3 partiye hazine yardımı verildiği için alıyorlar bu paraları... 50 trilyon diyelim MHP'ye, 100 trilyon CHP'ye, 200 trilyon AK Parti'ye... Bunlar aldıkları paraları medyaya aktarıyorlar. Nasrettin Hoca'nın hikayesinde olduğu gibi parayı kim verirse düdüğü o çalıyor. Onlar da kimden para alırlarsa onun reklamını yapıyor, onların temsilcilerini televizyonlara çıkarıyorlar. Siz seçimlerde bizi televizyon ekranlarında görüyor musunuz?''
Sistemin değişmesi gerektiğine işaret eden Destici, sistemin de ancak sivil tam demokratik bir anayasa ile değiştirilebileceğini söyledi.
-''Başbakanın söylemlerini önemsiyoruz''-
Destici, gazetecilerin fikirlerinden dolayı tutuklanmalarına karşı olduklarını da dile getirerek, ''Gazeteciler başka bir suça iştirak etmişlerse, işlemişlerse elbette ki orada gazetecilik kimliğine bakılmaz. Herkes işlediği suçun cezasını, karşılığını almak durumundadır. Biz meclisteki milletvekillerinin de kürsü dokunulmazlığı dışındaki dokunulmazlıklarının kaldırılmasını talep ediyoruz. Sadece milletvekillerinin değil, bugün bürokraside de dokunulamayan üst kesimler var. Bunların da dokunulmazlığının kaldırılması lazım. Basın hürriyeti dışında işlemiş oldukları suçlardan dolayı tabi ki yargılanacaklar'' diye konuştu.
Dindar nesil yetiştirme tartışmalarına da değinen Destici, ''İnanan insandan hiç kimse korkmasın. İnanan insandan hiç kimseye zarar gelmez. İnanan insan komşusuna da, akrabasına da, vatanına da, milletine de ve en önemlisi de karşı inançtaki, karşı düşüncedeki insana da saygılı olan, onun düşüncesini hoşgörü ile kabul eden, herkesin bu vatan topraklarında yaşamasının teminatı olan insandır'' yorumunu yaptı.
Destici, partilerinin 20 yıllık süre içinde ''milli, manevi şuura sahip'' nesil yetiştirme amacında olduklarına dikkati çekerek, şöyle dedi:
''Bu ülkenin gençliği gerçek tarihlerini öğrenmek istiyor. Gerçek kimliklerine kavuşmak istiyorlar. Milli, manevi şuur ve değerle yetişmek istiyorlar. Gençlerimiz medyada kültür emperyalizmi ile karşı karşıya. Gençlerimiz çürütülüyor. Kendi evlatlarımıza bu zulümler yapılıyor. Türkiye'nin bu konuda acil tedbirler alması gerekiyor. Müfredatta bu konulara ağırlık verilmesi lazım. İmam Hatip okullarının orta kısımlarının behemehal açılması ve yaygınlaştırılması lazım. Çünkü bu ülkede insanlar, çocuklarının dini eğitimlerini öğrenirken, öbür taraftan pozitif bilimleri öğrenerek, ikisini bir arada götürerek, tam milli ve manevi şuura sahip yetişmesi bizim arzumuzdur. Biz başbakanın bu söylemlerini önemsiyoruz.''
Türkiye'nin Suriye ile ilişkilerine de değinen Destici, bölge ülkelerini dışlayan kararlar alınmamasını ve Suriye konusunda ABD, İsrail ve AB ülkeleri ile alınacak kararların Türkiye için zararlı olabileceğine vurgu yaptı. Suriye'de Baas rejimi ile birlikte 50 yıldır süren baskı rejimi bulunduğunu ve bu coğrafyalarda böyle rejimler bulunmasını istemediklerini kaydeden Destici, hükümete, Suriye ile ilgili politikalarını açıklaması çağrısında da bulundu.
|
|