Güncel Aramalar : Milli Piyango sonuçları Necdet Aydoğdu Kaçak Gelinler 18. bölüm 29 Ekim 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Benim Adım Gültepe Barcelona Cumhuriyetin 91. Yılı Cumhuriyet Bayramı Ermenek


  • BIST 100
    79.589
  • USD
    2.2239
  • EURO
    2.8257
  • GBP
    3.54
  • Altın
    87.853
  • İstanbul
    24
 

Hürrem Sultan nasıl öldü ve kimdir? Şehzade Beyazıt ve Şehzade Selim nasıl öldü?

Hürrem Sultan diziden ayrılıyor. Hürrem Sultan normalde nasıl öldü. Hürrem Sultan, Şehzade Beyazıt ve Şehzade Selim gerçekten de Muhteşem Yüzyıl dizisinde anlatıldığı gibi bir hayat mı yaşadılar? Hürrem Sultan dizide anlatıldığı gibi birçok olaydan sorumlu bir kadın mı? Şehzade Beyazı ve Şehzade Selim arasındaki mücadele gerçek mi?

Tarih : 21.05.2014 - 19:30

Hürrem Sultan nasıl öldü ve kimdir? Şehzade Beyazıt ve Şehzade Selim nasıl öldü?

Hürrem Sultan, Şehzade Beyazıt, Şehzade Selim ve Muhteşem Yüzyıl dizisi. Dizi dünyasında bu isimler çok konuşuluyor durumda. Peki gerçekte de dizideki gibi Hürrem Sultan herşeyi kontrol etmek isteyen şirret bir kadın mıydı? Şehzade Selim ve Şehzade Beyazıt'ın taht kavgaları gerçek miydi? Muhteşem Yüzyıl'ın tarihi çarpıttığı doğru mu? İşte tüm bu bilgilere detaylı bir şekilde haberemizden ulaşabilirsiniz. Hürrem Sultan ve Şehzade Beyazıt nasıl öldü - Hürrem Sultan - Şehzade Beyazıt - Şehzade Selim. Hürrem Sultan, Osmanlı tarihinin en meşhur hanımlarından birisidir şüphesiz. Romanlara, tiyatrolara, filmlere mevzu olmuştur. Hepsinde kocasını avucunun içine alıp ona her istediğini yaptıran muhteris bir kadın olarak tasvir edilir. Gerçek böyle midir? Şehzade Beyazıt'ın annesi kimdir. Şehzade Beyazıt kimdir ve neler yapmıştır? Şehzade Selim ile Şehzade Beyazıt arasındaki mücadele. Hürrem Sultan kimden yanadır. Hürrem Sultan’ın memleketi Rutenya, Ukrayna’nın Polonya hâkimiyetindeki batı kısmıdır. Bu sebeple Rossolan diye meşhur olmuştur. Rossolan, “Rutenyalı Bâkire” demektir. Hakkında hayalî romanlar yazanlar bile bunu gerçek adı zannederler. Ukraynalı veya Leh asıllı olduğu ihtilaflıdır. Esas adı Aleksandra Lisowska idi. Babası bir köy papazıdır. 12 yaşlarında Kırım süvarilerince esir alınıp İstanbul’a saraya gönderildi. Burada birkaç sene terbiye edildi. Güler yüzü sebebiyle Hürrem adı verildi. Hürrem, Farsça sevimli mânâsına gelir.

Her muvaffak erkeğin arkasında bir kadın vardır!
Ukraynalıların dünyanın en güzel kadın ve erkekleri olduğu söylenir. Hürrem Sultan güzel miydi? Birkaç tane resmi elimizdedir. Muhtemelen hayalî tasvirlerdir ama birbirlerine benzer. Buna göre çok güzel olduğu söylenemez. Peki onu bu kadar meşhur eden nedir? Zekâsı ve güler yüzü. Kanuni Sultan Süleyman, kızın bu hasletlerine hayran olmuş; aralarında büyük bir aşk doğmuştu. Tarihçiler padişahın bu kadar parlak muvaffakiyetlerinin arkasında, Hürrem Sultan’a duyduğu aşkın yattığını söyler. Hürrem Sultan ile Sultan Kanuni’nin aşkı, dillere destandır. İkisinin birbirine yazdığı âşıkâne mektuplar bugün elimizdedir. Bunlar her ikisinin de saf bir aşkla birbirlerine bağlandığını göstermektedir. Padişahın Muhibbî mahlasıyla terennüm ettiği şiirlerinde, Hürrem Sultan’ın kokusu sezilmektedir.

Padişahın, Hürrem Sultan ile karşılaşması, tahta çıktığı senedir. Hemen senesinde Şehzâde Mehmed dünyaya gelmiştir. Ardından Bayezid, Cihangir, Selim ile padişahın yegâne kızı Mihrümah Sultan’ı dünyaya gelmiştir. Şehzâde Mehmed, padişahın en sevgili çocuğu idi. Genç yaşta vebâ salgınında vefat etti. Padişah, hatırasına Şehzâde Câmii’ni yaptırdı.  Mihrümah Sultan, Rüstem Paşa ile evlendi. Her ikisi de hayır hasenâtıyla tanınmıştır. Sarayda padişahın çocuk doğuran zevcesine haseki denirdi. Has-eke, yani has gelin demektir. Bu sebeple Hürrem Haseki adıyla anıldı. Rivâyete göre padişahla evlenmeye ilk başta çok da istekli görünmemiş. Azatlanıp nikâhlanmayı şart koşmuş. Malum, câriyeler padişahın mülkü olduğu için ayrıca nikâh kıyılmaz. Padişah da bunu kabul etmiş. Tarihte benzerine rastlanmayan biçimde, Hürrem Sultan’ı azatlayarak nikâhlamış. Hürrem Sultan’dan sonra da başka hiçbir kadına ödnüp bakmamış. O zamana kadar bulûğ çağına gelen şehzadeler, bir tayin edildikleri sancaklara anneleriyle beraber giderdi. Hürrem Sultan ilk defa olarak oğluyla sancağa gitmeyen şehzâde annesidir. Padişah, kendisinden ayrılmak istememiştir.

Cihan padişahının zevcesi
Padişahın sevgili annesi ve aynı zamanda Kırım Hanı’nın kızı olan Hafsa Vâlide Sultan’ın vefatından sonra Sultan Kanuni’nin diğer zevcesi Mâhidevran, oğlu Şehzâde Mustafa sancakbeyliğine tayin olununca, onunla beraber saraydan ayrıldı. Böylece Hürrem Sultan sarayın yegâne hâkimesi oldu. Padişah seferde iken onun yerine saraydaki düzeni muhafaza eder; muntazam mektupları ile İstanbul ve saraydaki havâdislerden padişahı haberdar ederdi. Devlet adamları arasında geçenleri, İstanbul’da olup biteni bir bir anlatırdı. Padişahın istihbarat memuru gibi çalışmış ve çok faydalı olmuştur. Kültürlü bir hanım idi. Mektuplarından anlaşıldığına göre güzel bir imlâsı vardır. İçli şiirler yazmıştır. Hürrem Sultan gibi yüksek hasletlere sahip bir hanımı, zihinlerdeki fettan kadın imajıyla beraber düşünmek büyük bir hatadır. Hürrem Sultan, cihan padişahının zevcesi sıfatını hakkıyla taşımış bir imparatoriçedir.

Hürrem Sultan, zevcinin sağlığında hastalandı. Kendisini hayır ve hasenata verdi. Bugün Haseki denilen semtte kubbeli bir câmi ile şadırvan, yanında imâret, medrese, dârüşşifâ ve mektep yaptırdı. Haseki Hastanesi adıyla bugün bile insanlara hizmet etmekte, Hürrem Sultan’ın ruhunu şâdetmektedir. Bundan başka Mekke ve Medîne-i Münevvere’de fakirlere yemek verilen birer imâret yaptırdı. Edirne’ye su getirtti ve bunları muhtelif çeşmelerden akıttı. O zaman ismi Cisrimustafapaşa olan Bulgaristan'ın Svilengrad şehrinde kervansaray, câmi ve imâret yaptırdı. Bunlara bütün servetini vakfederek adını hayırla târihe yazdırdı. Sultan Kanunî de bu sâdık zevcesi için, hayatının sonuna kadar hayırlar ve vakıflar yaptırmaktan geri durmadı. Bir kabahati vardıysa da, umulur ki asırlardır bu hayratından hâsıl olan sevaplar ve istifade edenlerin duası ile Hürrem Haseki aff-ı ilahîye kavuşmuştur.

Hürrem Sultan, 1558 senesinde de vefat etti. Vefatına padişahın çok üzüldüğü, bundan sonra hayattan zevk almadığı söylenir. Hürrem Sultan, Süleymaniye Câmii avlusuna defnedildi. Zevci, mezarı üzerine Mimar Sinan’a içi muhteşem çinilerle süslü zarif bir türbe yaptırdı. Burada iki sevgili yan yana ebedî uykularını uyumaktadır.

Kanuni Sultan Süleyman, sevgili zevcesi Hürrem Sultan için şu beyitleri kaleme almıştır:
N'ola baksam şem-i hüsnüne gönül pervâneveş
Dostum sen şem olıcak âşıkım pervânedir.
Gülşen-i hüsnünde dil mürgün yine saydetmeye
Zülfünün ağında Muhibbî hâli ânın divânedir.

Hürrem Sultan’ın suçu mu?
Kanuni Sultan Süleyman’ın önceki zevcesi Mâhidevran’dan Şehzâde Mustafa adında bir oğlu vardı. Yakışıklılık ve yiğitliği sebebiyle dedesi Yavuz Sultan Selim’e benzetilirdi. Osmanlılarda bir verâset usulü olmamakla beraber, zamanı geldiğinde padişahın yerine onun geçmesi bekleniyordu. Padişah 46 sene gibi çok uzun bir müddet tahtta kaldı. Zaman uzadıkça en iyi hükümdardan bile insanlar usanır. Halk da ihtiyar padişahın yerine dedesine benzeyen Şehzâde Mustafa’nın geçmesini istiyordu. Şehzâdenin etrafını hemen bir klik sardı. Onu babasına karşı kışkırttılar. Şehzâde, sağda solda “Ben padişah olsam şöyle yaparım, böyle yaparım” diye tedbirsizce konuşmaya başladı. Padişah, oğlunun kendisine karşı bir komplonun içinde olduğunu düşünmeye başladı. Eline bir takım deliller geçince de idam ettirdi. Buna padişahı, tahta kendi çocuklarının geçmesini isteyen Hürrem Sultan’ın teşvik ettiği söylenir; hatta Hürrem Sultan, damadı Rüstem Paşa ile beraber bu idamın müsebbibi olmakla suçlanır. Padişahın, eniştesi Sadrazam Makbul İbrahim Paşa’yı idamını da Hürrem Sultan ve damadı Rüstem Paşa’ya yüklemişler; Şehzâde Mustafa ile Makbul İbrahim Paşa’nın kendilerini idama götüren işlerinden hiç bahsetmemişlerdir.

Kocası tarafından çok sevilen kadınlar hep kıskanılır ve iftiraya uğrar. Kanuni Sultan Süleyman gibi hayatında hiç büyük hatâ yapmamış bir hükümdarın, kadın komplosuyla hareket etmesi düşünülemez. Mustafa, padişahın öz oğludur. Onun kanından ve canındandır. Padişah elbette idamını haklı görmüş ve infaz ettirmiştir. Hürrem Sultan, belki çok üzülmemiştir; hatta taht oğullarından birine kalacağı için belki memnun da olmuştur. Ama hâdisenin mesulü değildir. Mustafa, heyecanlı ve tedbirsiz tavırlarıyla zaten padişahlığa uygun olmadığını göstermiştir. Yiğitlik tek başına kâfi değildir. Sabır ve temkin daha mühimdir. Hem Sultan Kanunî, Hürrem Sultan’ın oğlu olup ayaklanan Şehzâde Bayezid’i de idam ettirmekte tereddüt etmemiştir. Padişahlar, devletin dirliği ve milletin birliği mevzu bahis olduğu zaman en yakınlarını bile fedâ etmekten çekinmezdi. Devlet, asırlarca böyle ayakta durmuştur.

Hürrem Sultan'ın Sultan Kanunî'ye yazdığı mektup (Sadeleştirilmiş)
Yüzümü yere koyup, mutluluk sığınağı ayağınızın topraklarını öptükten sonra, benim devletimin güneşi ve saadetimin sermayesi sultanım! Eğer bu ayrılık ateşine yanmış, ciğeri kebap, sinesi harap, gözleri yaş dolu, gecesi gündüzü belirsiz olan, hasret deryasına gark biçâre, aşkınız ile müptelâ, Ferhat ile Mecnun'dan beter şeydâ kölenizi sorarsanız; ne zamandır ki sultanımdan ayrıyım. Bülbül gibi âh u feryâdım dinlemeyip, ayrılığınızdan dolayı öyle bir hâlim var ki, Allah kâfir olan kullarına dahi vermesin.

Benim devletim, benim sultanım! Bilhassa bir buçuk ay olduğu halde sizden bir haber gelmemesi yüzünden Allah biliyor ki hiçbir şekilde rahatlık yüzü görmeyip, gece gündüz ağlayıp, kendi hayatımdan el çekip, cihan gözüme dar oldu. Ne yapacağımı bilmeden ağlayıp, gözyaşları içinde gözüm kapıları gözlerken, ol ferdü rabbülâlemîn, âleme rahmet eden Sübhan-ı Yezdan, cümle âleme inâyet nazarın edip, fetih haberi ve müjdeli haberlerini yetiştirdi. Ve bu haberi işitince Allah biliyor ki, benim padişahım, benim sultanım, ölmüş idim taze can buldum.

Benim Sultanım! Şehir hakkında soracak olursanız; şimdilik henüz hastalık devam etmektedir. Ancak önceki gibi değildir. İnşallah Sultanım gelince, Allah'ın inâyetiyle de geçer gider. Azizlerimiz, hazan yaprağı dökülünce geçer derler.

Benim Sultanım! Sık sık mübarek mektubunuzu gönderirsiniz diye tazarru ve iltimas ederim. Zirâ ki billah yalan değil, bir iki hafta geçip de ulak gelmezse âlem gulguleye gelir. Türlü türlü sözler söylenir. Yoksa sadece kendi nefsim için istediğimi sanmayın.

YORUMLAR
Evlad-ı Osmanlı 01.07.2014, 12:36
Helal olsun tarihi gerçekleri çok iyi anlattınız
AdIDM
Medya365
Medya 365
Gündem Haberleri,
Güncel Haberler
Haber
Mobil Teknoloji Haberleri ve Forumu
MaxiCep
Mobil Teknoloji Haberleri ve Forumu
MaxiCep
Haberazim
Haber Azim
Güncel Haber,
Sondakika Haber
Haber
ukash Ukash Satış ve
Ukash Bozdurma
Türkiye Bayisi

şikayetim var
Türkiye'nin yeni Tüketici Şikayet sitesidir.
otelcenneti
OtelCenneti.com
seyahatsever otel yorumları, otel fiyatları, tatil tavsiyeleri hizmetleri sunar.
Garantili, faturalı ve yüksek kaliteli notebook bataryaları satış sitesi.