Güncel Aramalar : ÖSYM iOS 8 Turksat 4a Ayarlama Tv kanalları Bayern Münih Manchester City İskoçya Türksat 4a Kpss Sınav Yerleri Star TV Lady Gaga


  • BIST 100
    81.226
  • USD
    2.1625
  • EURO
    2.8425
  • GBP
    3.5598
  • Altın
    88.282
  • İstanbul
    24
 

Muhteşem Yüzyıl Şehzade Mustafa ve Şehzade Cihangir ölümü - Şehzade Mustafa idam

Muhteşem Yüzyıl Final'e yaklaşırken Şehzade Mustafa ve Şehzade Cihangir ölümü herkesi üzdü. İşte Şehzade Mustafa ölümü. Şehzade Mustafa neden öldü. Şehzade Mustafa idam ve Şehzade Cihangir ölümü izle videosu.

Tarih :

Muhteşem Yüzyıl Şehzade Mustafa ve Şehzade Cihangir ölümü - Şehzade Mustafa idam

Muhteşem Yüzyıl Final'e yaklaşırken Şehzade Mustafa ve Şehzade Cihangir ölümü herkesi üzdü. İşte Şehzade Mustafa ölümü. Şehzade Mustafa neden öldü. Şehzade Mustafa idam ve Şehzade Cihangir ölümü izle videosu. Türkiye de heyecanla izlenen ve seyircilere büyük keyif yaşatan Osmanlı tarihinden esinlenerek çekilen Muhteşem Yüzyıl dizisi yeni bölümünde heyecan dorukta Süper diziside şehzade mustafa öldü. Bu bölümde neler olacak. Şehzade Cihangir acılar içindeki  ölüm sahnesi yayınlandı. 26  Şubat 2014 Çarşamba günü saat 20.00’de Star’d a ekrana gelen Muhteşem Yüzyıl 12 5.  bölümü, Şehzade Cihangir’i  n içler acısı ölümü  geceye damga vurdu.Muhteşem Yüzyıl ’da geçen hafta Kan  uni Sultan Süleyman’ın emriyle boğula rak öldürülen Şehzade Mustafa’nın ardından izleyenleri hüzne boğan bir öl üm daha yaşan dı.   Muhteşem Yüzyıl’ın dün akşam yayınlanan 125. bölümünde, Şehzade Mustafa’nın ölümünün ardından onu kurtaram amanın vicdan azabıyl  a yataklara düşen Şehzade Cihangir’in içler acısı ölümü geceye dam ga vurdu. Hürrem Sultan’ın dördüncü oğlu olarak 153 1 yılında dünyaya gele n Şehzade Cihangir çok  sevdiği ve hürmetle bağlı olduğu abisini kaybedince ye meden içmeden  kesildi.  Muhteşem Yüzyıl”ın son bölümünde Şehzade Cihangir’in babası Sultan Süleyman’ın kollarında ölümü izleyenleri duygulandırdı. Muhte şem Yüzyıl 125. bölüm izleyiciyle buluştu. Şehzade Mustafa’nın ölümüyle bir anda Türkiye’nin gündemine oturan Muhteşem Yüzyıl 125. bölüm,  yin e birbirinden ilginç gelişmelere sahne oldu. Muhteşem Yüzyıl”ın yayınlanan son bölümünde Sultan Süleyman’ın, Şehzade Mustafa’nın ardında n Şehzade Cihangir’in acısını yaşaması damga vurdu. Şehzade Mustafa’nın ölümünden duyduğu üzüntüden dolayı yataklara düşen Şehzade Cihangir’in durumu gittikçe kötüleşti.Acıya daha fazla d ayanamayan Cihangir’in ba bası Sultan Süleyman’ın kollarında ölümü izleyenleri duygulandırdı.
Muhteşem Yüzyıl 125. Bölüm - Sultan Süleyman'ın Cihangiri kollarınca can veriyor

Şehzade Cihangir ölüme yatıyor!

Mustafa’nın yasını tuta n Cihangir yemeden içmeden kesiliyor! Süleyman çaresizlik içinde oğlu için çırpınıyor. Hürrem ise Cihangir için endişeleniyor. Bayezıt’ın annesine olan öfkesi dinmiyor. Can derdine düşen Rüstem’in korkuları gerçek oluyor. Mustafa ’nın intikamını almak isteyen dostlarından biri payitahta dönüyor. İsyancılarla birlikte  Rüstem’in sarayını kuş atıyor. Rüstem ve  Mihrimah’ı cen  dereden Bayezıt kurtarıyor. Cihangir’i n çığlıkları tüm ordugahı sararken, Süleyman oğlunun acılarına so n veriyor! Hürrem ve Süleyman bir k ez daha evlat acısıyla  sınanıyor. Hürrem Cihangir’in ölümüyle yıkılırken, Süleyman ruhunu iyileştirmeye çalışıyor. Hürrem’in hayatta kalan iki oğlu Selim ve Bayezıt  arasında ta hta çıkabilmek için amansız bir savaş  başlıyor.                                                     

Cihangir, Mustafa’nın ölümünden duyduğu acıyla yemek yemeyi reddeder. Süleyman oğlunun iyileşmesi için çabalar. Hürrem ise Cihangir’in durumunu içten içe hisseder.
 
Mustafa’nın dostlarından b  iri şehzadenin  intikamını almak için payitahta gelir. Rüs tem’in Üsküdar’daki sarayda saklandığını öğrenir ve isyancılarla birlikte sarayı basar. Sarayda sıkışıp kalan Rüste m ve Mihrimah  ümle burun bu runa gelir.
 
Mihrimah ve Rüstem’i bu durumdan kurtaran Bayezıt olur. İsyancıların karşısına çıkan  Bayezıt, ortalığı sakinle ştirip halkın sevgisini k azanır. Rüstem’in çok değer verdiği biri kaçırılır. Rüstem ke ndi hayatı ile se vdiği kişinin hayatı arasında bir seçim yapmak zorundadır.

Cihangir’in durumu gittikçe kötüleşir. Oğlunun acısına dayanamayan Süleyman, Cihangir’in isteği ile şok olur. Cihangir’in hastalı ğını öğrenen Hürrem ise ordugaha doğru yola çıkar.
 
Cihangi r’in ölümüyle, Hürrem ve Süleyman bir kez d aha evlat acısını yaşarlar. Artık hiç bir şey eskisi gibi olmayacaktır. Bayezıt ve Seli m ise hay atta kalabilmek için savaşmak zorundadır....
  
Kanuni Sultan Süleyman Kimdir?

27 Nisan 1495 tarihinde Trabzon’da dünyaya gelen Kanuni’nin babası Yavuz Sultan Selim, annesi de Hafsa Hatun’du. Babası tarafından küçük yaşlarından itibaren yetiştirilm eye başlanan Kanuni, çok iyi bir tahsil gördü. İlk eğitimini annesinden ve babaannesi Gülbahar Ha tun’dan alan Kanuni, yedi yaşına ge lince öğrenimine dev m etmesi için İstanbul’ a, dedesi Sultan II.   Bayezid’in yanına gönderildi. Süleym an, İstanbu l’da Karakızoğlu Hayreddin Hızır Efendi’den aldığı tarih, fen, edebiyat ve din  derslerinin yanı sıra, savaş teknikleri konusunda da öğrenim görüyordu.

Birkaç sene baba sı Yavuz Sultan Selim’in yanında kalan Şehzade Süleyman, 1509’da kanunlar gereği sancak istemesi üzerine, önce Şarki Karahisar’a oradan da Bolu, kısa bir süre sonra da annesinin doğum yeri olan Kırım’daki, Kefe sancakbeyliğine atandı.

Yavuz Sultan Selim’in 1512’de tahta geçmesi üzerine İstanbul’a çağırılan ve babasının kardeşleriyle mücadeleleri sırasında İstanbul’da kalarak babasına yardım eden Süleyman, bu dönemde Saruhan sancakbeyliği de yaptı. Yavuz Sultan Selim’in ölümü üzerine, 30 Eylül 1520’de 25 yaşındayken Osmanlı tahtına geçen ve kardeşleri arasında tek erkek çocuk kendisi olduğu için tahta geçişi kolay ve kavgasız olan Süleyman, hükümdar olmasından bir yıl sonra Belgrad’ı Osmanlı topraklarına kattı.

Babasının yaptığı yeniliklerle sağlamlaşmış temeller üzerinde duran bir devletin başına geçen Kanuni, iç bunalımlarla çok uğraşmasına gerek kalmadan Batı dünyasını inceleme ve Osmanlı’yı gözlemlerine dayanarak geliştirme fırsatını buldu.

Yavuz Sultan Selim döneminde Mısır’ın alınmasının ardından, Şam Valisi olarak atanan Canbirdi Gazeli’nin çıkardığı ilk isyanla başlayan bir dizi isyanı kontrol altına almaya çalışan Kanuni, amacı Memlük Devleti’ni yeniden kurmak olan Canbirdi Gazeli’yi, Ocak 1521’de Dulkadir oğulları’ndan Şehsuvaroğlu Ali Bey komutasındaki Osmanlı kuv vetleriyle bozguna uğratılarak yakalattı ve idam ettirdi. Takip eden yıllarda yine Mısır’da sadrazamlık hakkının kendisinde olması gerektiğini savunan Ahmet Paşa, Anadolu’da Safeviler’in desteğiyle ortaya çıkan Kalender Çelebi ve 1527’de vergi sistemini bahane  ederek ayaklanan Bab a Zünnun isyan larıyla uğraşan, Kanuni Sultan Süleyman, çıkarılan bütün isyanları başarıyla bastırıldı.

Kanuni döneminde Avrupa’nın en güçlü devleti olan Roma-Germen İmparatorluğu hükümdarı Şarlken, Macaristan’a hakim olabilmek amacıyla, Macar Kralı II.Lui ile yakın ilişkilere sahipti. II. Lui, Şarlken’e güvenerek vergilerini ödemiyor ve kendisine gönderilen Osmanlı elçile rini öldürtüyordu. Bunun üzerine,   Kanuni harekete geçti ve Belgrad, karad an ve Tuna Irmağı’ndan kuşatıldı. 29 Ağustos 1521’d e ele geçirilen şehre, Belgrad Muhafızı olarak Balı Paşa getirildi. Kanuni Sultan Süleyman’ın  ilk fethi olan bu olay sonrasında, İstanbul’a gönderilen bazı Belgrad’lılar kurulan Belgrad köyüne yerleştirildi. Belgrad’ın fethinin önemli olmasının bir başka sebebi de bundan sonraki seferler açısından, Osmanlı’nın Avrupa’ya açılan e n büyük kapısı olmasıydı.

Alman İmparat oru Şarlken’in, fikirlerine karşı çıkan Fransa Kralı François’yı esir almasının ardından, François’nın annesi  Düşes Dangolen’in yardım istemesi üzerine, Barboros Hayreddin Paşa’yı Fransa’nın Akdeniz kıyısındaki Nice şehrine gönderen Kanuni, Şa rlken’in donanma  sını alt ederek, hem Fransa’y ı hem de Fransız Kral ı’nı kurtardı.

Daha sonra François’nın da baskılarıyla Şarlken’e karşı savaş açmaya karar veren Kanuni, ordu yu Tuna Nehri’nden geçirerek Macaristan’a soktu. 29 Ağustos 1526 tarihinde I. Viyana Kuşatması’nın ardından Macar ordusuyla Mohaç’ta yapılan savaş sonund a Budin alındı.  Macaristan Osmanlı toprakl arına katıldı ve başına Macar soylularından Jan Zapolya getirildi.

Macaristan’ın fethi, Osmanlı’yı Avusturya ile karşı karşıya getirdi. Macaristan’ın Osmanlı hakimiyetine girmesini istemeyen Avusturya Dükü Ferdinand’ın, Şarlken’in de desteğiyle Jan Zapolya’yı tanımayarak ve Budin’e girmesinin ardından karşı sefere çıkan Kanuni, Budin’i geri aldı. Te krar savaşa girmeyi göze almayan Ferdinand ve Şarlken’in Avusturya’nın başkenti Viyana’ya çekilmelerinin ardından 26 Eylül 1529 tarihinde Viy ana kuşatıldı. Ancak kış mevsimine girilmesi nedeniyle 16 Ekim’de kuşatma kaldırıldı. Osmanlı’nın, Viyana kuşatmasından bir sonuç elde  edememesine rağ  men, Macaristan’daki dur umunu güçlendirmesinin ve  Avrupa’nın kar şı saldırı yapmasını engellemesinin ar dından, Kanuni’ye bir elçi göndererek, vergi karşılığında Macaristan’ın kendisine verilmesi isteğinin kabul edilmemesi neticesinde Ferdinand Budin’i kuşattı.

Bunun üzerine Alm anya seferine çıkan ve Budin’i geri alıp Estergon’a kadar ilerleyen Osmanlı ordusu, Avusturya ve Almanya içlerine akınlar düzenledi. Yedi ay süren Almanya seferi sırasında Avusturya’da bir çok kasaba, şehir ve kale fethedildi. Fetihlerin ardından Ferdinand’ın barış is temesi sonucunda 22 Temmuz 1533 tarihinde imzalanan İstanbul Antlaşması ile bir süreliğine Ferdinand ve Şarlken’in hem Macaristan hem de tüm Avrupa’yı ele geçirme çabalarının önüne geçilmiş oldu. An cak Ferdina d’ın Macaristan’dan vazgeçmeye niyetli değildi. Fe rdinand’ın Budin’i  tekrar kuşatmasının ardından  1540 yılında Macaristan s eferine çıkan ve Budin’ e giren Kanuni’nin, Sigismund’u Erdel Beyliği’ne ataması ve Macaristan’ı Osmanlı Devleti’ne bağlı Budin eyaleti haline getirmesinin ardından Süleyman Paşa bu bölgenin beylerbeyliğine atandı. Avusturya’nın elinde sadece Kuzey Macaristan’ın kaldığı bu sefer sonrasında, Osmanlı-Macaristan, Almanya, Avusturya ilişkileri Kanuni’nin ölümüne kadar devam etti.

Kanuni Sultan Süleyman’ın Avrupa ’ya yönelmesini değerlendirm ek isteyen Safevi Devleti, d oğuda Osmanlı İmparatorluğu için tehlike oluşturmaya başladı. Avrupa’da İstanbul Antlaşması’yla geçici de olsa barışı sağlamasının ardınan, İran üzerine ilk seferine çıkan ve Azerbaycan, Tebriz ve Hamedan’ı alan Kanuni, Irakeyn seferiyle de 1534 senesinde Bağd at’ı ele geçirdi.
 
Kanuni’nin Avusturya’ya sefer düzenlemesind en yararlanmak isteyen Safevi Şahı Tahmasb’ın, kardeşinin Osmanlılar’a sığınmasını öne sürerek, Tebriz, Nahçıvan ve van’ı ele geçirmesi üzerine Kanuni, ikinci kez İran’a sefer düzenledi. 1548’de seferden Van ve Tebriz geri alınmış olarak dönüldü. 1553 yılında tekrar saldırıya geçen Safeviler, Doğu Anadolu’da ilerleyerek mus’a kadar gelip, Erzurum’u kuşattılar. Bu olay üzerine üçüncü İran seferine çıkan Kanuni’nin, Revan, Nahçıvan ve Karabağ’ı almasının ardından Şah Tahm asb’ın isteği üzerine barış yapıldı ve 1555’de Amasya Antlaşması imzalandı. Osmanlı İmparatorluğu ve İran arasında yapılan ilk resmi antlaşma özelliğini taşıyan antlaşma sayesinde, Yavuz Sultan Selim döneminden beri devam eden İran sorunu çözüme kavuşur en, Doğu Anadolu, Tebriz ve Ba ğdat Osmanlı hakimiy etinde kaldı.

Denizciliğe önem verilen Kanuni döneminde Rodos Adası, St Jean Şövalyeleri’nin elindeydi. Korsanlık yaparak denizlerde huzuru bozan ve Türk donanmasına zarar veren Şövalyeler’i durdurmak için 1522 yılında düzenlenen seferle Rodos ele geçirildi.

Cezayir’in 1516’da Baba Oruç ve kardeşi Barbaros Hayreddin Paşa tarafından İspanyollar’dan alınmasının ve 1518 senesinde Barbaros Hayreddin’in, Cezayir’in başına geçmesinin ardından Kanuni, 1533 senesinde Barbaros Hayreddin Paşa’yı İstanbul’a çağırarak  Kaptan-ı Derya’lığ a getirdi. Böylece, Cezayir Os manlı topraklarına katılmış oldu. Osmanlı Donanması’nın başına geçen Barbaros, daha sonra Ege Denizi’nde Venedik’lilerin elinde bulunan adaları aldı. Osmanlı Devleti tarihine geçmiş denizcilerden biri olan, Kaptan-ı Derya Barbaros Hayreddin Paşa, Kuzey Afrika’yı d a ele geçirdi.

Osmanlılar’ın Akdeniz’de kuvvetlenmeleri ve tüm Ege denizine hükmetmeleri Avrupa’yı harekete geçirirken, devam eden Avusturya ve Macaristan seferleri büyük bir Haçlı donanması hazırlanmasına neden oldu. Venedik ve Ceneviz’liler dışında Malta, Portekiz ve İspanya’ya ait gemilerin de b ulunduğu Andrea Doria  komutasındaki Haçlı donanmasıyla, 27 Eylül 1538’de Preveze Körfezi’nde yapılan savaşta, Barbaros Hayreddin Paşa komutasındaki Osmanlı donanması büyük bir zafer elde etti. Tarihe Preveze Deniz Zaferi olarak geçen bu savaş sonunda, Akdeniz’in hakimiyeti tamamen Osm anlı’nın eline geçti.

1541’de Haçlı donanması Cezayir’e saldırdıysa da Osmanlı donanması karşısında bozguna uğradı. Barbaros tarafından yetiştirilen Turgut Reis Trablusgarb’ı karadan ve denizden kuşatarak aldığı seferle, 1551’de Bingazi de Osmanlı Devleti topraklarına dahil oldu.

Turgut Reis’in, İspanyollar’a ait olan Cerbe Adası’nı kuşatmasının ardından, Andrea Doria komutasındaki bir Haçlı donanması İspanyol güçlerine yardıma geldi. Savaş sonrasında kazanılan zaferle Cerbe Adası 1559 yılında Osmanlı’nın oldu.

1522 yılında, Rodos’un fethinin ardından Malta’ya yerleştirilen St. Jean Şövalyeleri’nin, Osmanlı için bir tehlike oluşturması sebebiyle, Trablus ve Cezayirin güvenliği için Malta’nın alınması gerekiyordu. Ancak 1565 senesinde çıkılan ve Turgut Reis’in hayatını kaybettiiği kuşatma başarılı olmadı.

Coğrafi keşiflerin ardından sömürge arayışlarının başlamasının, Portekiz ve İspanya gibi devletleri sömürge elde etmeye yöneltmesi, Kızıldeniz ve Hint ticaret yollarına hakim olmaya çalışmaları ve Ümit Burnu’nun keşfi, Osmanlılar’ın baharat ticaretine büyük darbe vur du. Bu sebeplerden ötürü Kanuni d öneminde, dört kez Hint deniz seferi düzenlendi. Ancak Osmanlı donanmasının okyanus şartlarına uygun olmaması nedeniyle bu seferlerden hiçbiri tam başarıyla sonuçlanmadı. Ancak Yemen, Eritre, Sudan sahilleri ve Ha beşistan’ın bazı bölgeleri  Osmanlı topraklarına katıldı. Arap yarımadası tamamen Osmanlı denetimine girerken, Kızıldeniz’de de Osmanlı egemenliği sağlandı.

1551 yılında düzenlenen İkinci Hint Seferinde Osmanlı donanmasının başında bulunan Piri Reis, bu sefer sırasında Maskat’ı alarak Portekiz donanmasını bozguna uğrattıysa da, donanmayı Basra’da bırakıp ganimetlerle geri döndüğü için Mısır’da idam edildi.

1520 – 1566 seneleri arasında tahtta kaldığı 46 yıllık dönemde babası Yavuz Sultan Selim’den 6.557.000 km kare olarak devraldığı Osmanlı topraklarını 14.893.000 km kareye çıkaran Kanuni Sultan Süleyman saltanatı döneminde mimari çalışmalara da önem verdi. Yavuz Sultan Selim tarafından temelleri atılan İstanbul’daki Sultan Selim Camii’ni tamamlamasının yanı sıra döneminde, Gebze’de Çoban Mustafa Paşa Camii ve Külliyesi, Afyon Sincanlı Sinan Paşa Camii, Bozöyük Kasım Paşa Camii gibi yapılar da inşa edildi.

Kanuni döneminde Osmanlı İmparatorluğu’nun en önemli ve tanınmış mimarı Mimar Sinan da pek çok esere imza attı. Halep Hüsrev Paşa Camii, İstanbul Haseki Külliyesi, İstanbul Şehzade Camii ve Medresesi, Üsküdar Mihrimah Camii, İstanbul Süleymaniye Camii ve Külliyesi, Tekirdağ R stem Paşa  Camii ve Külliyesi, Silivri Kapı İbrahim Paşa Camii, İstanbul Rüstem Paşa Camii, İstanbul Sinan Paşa Camii, Topkapı Kara Ahmet Paşa Camii ve Külliyesi, Fındıklı Molla Çelebi Camii, Babaeski Semiz Ali Paşa Camii, Büyükçekmece Kanuni Sultan Süleyman Külliyesi ve Köprüsü, Süleyma iye Tekkesi b nlardan en önemlil eri arasındadır.
 
Ciddiyeti, iradesi, ve kendine güveniyle tanınan Kanuni, etraflı düşünür, verdiği emirden asla geri dönmezdi. Kendisine "Kanuni" denmesinin sebebi, yeni kanunlar koymasından değil, mevcut kanunları kayda geçirip, çok sıkı bir şekilde uygulamasından dolayıydı. Batı kaynakları ve tarihçileri de, büyük ve kudretli vasfindan dolayı kendisini “Muhteşem” ve “Büyük” (Magnificent, Magnifique, Der Practige, Grand Turc) gibi isimlerle andılar.

Adaletli bir padişah olarak bilinen Kanuni, Mısır’dan gelen vergiyi fazla bulup, halka zulm ettiği gerekçesiyle Mısır Valisi’ni görevden alması gibi örneklerle bu yönünü ortaya koyuyordu. Avrupa tarihçilerinin Muhteşem Süleyman şeklinde andıkları Kanuni, büyük dedesi Fatih Sultan Mehmed gibi birçok  seferde ordusunu bizzat yöne Devlet adamı vasıflarının beraberinde, Kanuni aynı zamanda ünlü bir şairdi.

YORUMLAR
AdIDM
Medya365
Medya 365
Gündem Haberleri,
Güncel Haberler
Haber
Mobil Teknoloji Haberleri ve Forumu
MaxiCep
Mobil Teknoloji Haberleri ve Forumu
MaxiCep

Ukash Kart Satış ve
Ukash Bozdurma Hizmetleri
Haberazim
Haber Azim
Güncel Haber,
Sondakika Haber
Haber
ukash Ukash Satış ve
Ukash Bozdurma
Türkiye Bayisi

şikayetim var
Türkiye'nin yeni Tüketici Şikayet sitesidir.