• Piyasalar
  • up
    BIST 100
    103408
  • up
    USD
    5.4707
  • up
    EURO
    6.2163
  • up
    GBP
    7.1608
  • up
    Altın
    230.615
 
 
 
 
 
 
Tarih : 12.03.2015 - 13:27 Yorum : 0

Graham Bell teknoloji zirvesine hologramla katılacak | Graham Bell kimdir

Yıldız Teknik ve Bahçeşehir üniversiteleri işbirliğiyle 14 Mart'ta düzenlenecek "Eğitim Teknolojileri Zirvesi"ne telefonu bulan bilim adamı Alexander Graham Bell hologram teknolojisiyle katılacak.

Graham Bell teknoloji zirvesine hologramla katılacak | Graham Bell kimdir

Eğitim ve teknoloji sektörü ile iş dünyası ve medyayı bir araya getirecek zirvenin ikincisi, 14 Mart'ta Bahçeşehir Üniversitesi'nde gerçekleşecek. Zirveye yurtiçinden ve yurtdışından birçok konuşmacı katılacak.

Zirvenin geçen yılki en dikkati çeken konuşmacısı, hologram teknolojisiyle sunum yapan 1955'te hayatını kaybeden fizikçi Albert Einstein oldu. Bu yıl da katılımcıların oylarıyla holografik konuşmacı olarak 1922'de hayatını kaybeden telefonu bulan Alexander Graham Bell belirlendi.

Hologramın hazırlanması öncesi Taksim'de bir stüdyoda gerçekleştirilen çekimleri, AA görüntüledi. Hologram teknolojisini 9 yıl önce Türkiye'ye getiren şirketin yöneticisi Aret Yıldız, AA muhabirine yaptığı açıklamada, hologramın alternatif bir görüntü sistemi olduğunu söyledi.

Bu teknolojide, özel stüdyolarda yapılan çekimlerin bazı işlemlerden geçirilmesiyle görüntünün elde edildiğini anlatan Yıldız, şu bilgileri verdi:

"Holografik screen üzerinde gösteriliyor, havada ve boşlukta görüntüler elde ediyoruz. Ağırlıklı kurumsal firmalar bunu kullanıyor. Son zamanlarda siyasiler de kullanmaya başladı. Spor kulüpleri de tercih ediyor. Çeşitli ve çok yönlü kullanımı var. Bugüne kadar birçok kurumsal firmanın lansmanında çalışmalar yaptık. Konserler gerçekleştirdik, vefat eden sanatçılarla yaşayan sanatçıları aynı sahnede buluşturup hologram düet konserleri yaptırdık. Başbakan olduğu dönemde Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın hologram projesini gerçekleştirdik. Bu çalışma dünya basınında yer aldı. Binali Yıldırım'la dünyada bir ilki gerçekleştirdik. Canlı yayın hologramı gerçekleştirdik. Ankara'daki özel bir stüdyodan görüntülerini İstanbul'a ışınladık."

Aret Yıldız, hologram görüntü hazırlama maliyetinin ve süresinin projenin büyüklüğüne ve detaylarına göre belirlendiğini anlattı.

"Anketin sonucunda en çok oyu Graham Bell aldı"

Zirvenin Koordinatörü Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) Öğretim Görevlisi Işıl Boy, zirve ile eğitimcileri, teknoloji şirketlerini, öğretmenleri, velileri ve öğrencileri bir araya getirmeyi amaçladıklarını söyledi.

Boy, zirvede teknolojinin eğitimle nasıl entegre edileceği sorusuna cevap arayacaklarını belirterek, "Graham Bell'i biz seçmedik. Hazırladığımız ankette bazı isimleri önerdik. Anketin sonucunda en çok oyu Graham Bell aldı, ondan dolayı bu yıl hologram konuğumuz o olacak" diye konuştu.

Zirvede 85 konuşmacı yer alacak

Zirvede, 19 yabancı konuk, 20 akademisyen, 11 öğretmen ve iş dünyasından 35 kişi konuşacak.

Bilişim dünyasında başarılar elde eden engelli bireyler de "Engelsiz Bilişim Paneli: Engel Bedendedir Fikirde Değil" başlıklı panelde bir araya gelecek.

Moderatörlüğünü YTÜ Basın Danışmanı ve "Sosyal Medya Savaşları" kitabının yazarı Ümit Sanlav'ın yapacağı "Sosyal Medya Oturumu"nda, iletişimci-komedyen Ceyhun Yılmaz, sosyal medya fenomeni Odun Herif, Uluslararası Sosyal Medya Dernek Başkanı Said Ercan, yapımcı-yönetmen ve sunucu Müge Arda yer alacak. Panelde sosyal medya kavramı, sosyal medyanın eğitime katkısı ve zararları, kullanım tarzı ve tavırları konuşulacak.

Sınıftaki eğitimlerine teknolojiyi de dahil eden ve iyi sonuçlar alan kadın öğretmenler, Eğitim Teknolojileri Zirvesi'nde sınıflarını, yöntemlerini ve kullandıkları teknolojileri anlatacak. Paneli oluşturan konuşmacıların hepsinin kadın olması ise son zamanlarda artan kadınlara yönelik şiddete karşılık pozitif ayrımcılık olacak ve başarı vurgulanacak.

Medya gözüyle eğitim ve teknoloji

Ümit Sanlav'ın moderatörlüğünü yapacağı diğer bir oturumda da Hürriyet Gazetesi Eğitim Şefi, gazeteci-yazar Nuran Çakmakçı, yapımcı-yönetmen CNNTürk Eğitim ve Başarı Programı sunucusu Ece Karaboncuk, Habertürk spikeri Buse Biçer ve HT Bloomberg Haber Koordinatörü Ali Çağatay, medyanın eğitim ve teknolojiye bakış açısını değerlendirecek.

Öte yandan, eğitim kurumlarından pek çok eğitimci, şirketlerden eğitim ve gelişim birimi personelleri, akademisyenler, veliler ve öğrenciler bu etkinlik ile paylaşım yapma fırsatı bulacak. Aralarında Prof. Dr. Ziya Selçuk, Prof. Dr. Kürşat Çağıltay, Ufuk Tarhan, Doç. Dr. Steve Wheeler, Dr. Gary Motteram, Shelly Sanchez Terrell, Mehmet Nuri Çankaya, Mehmet Ali Neyzi, Doç. Dr. Şirin Karadeniz, Doç. Dr. Tufan Adıgüzel, Doç. Dr. İlhan Varank, Yrd. Doç. Dr. Yavuz Samur, İsmail Hakkı Polat, Prof. Dr. Gonca Telli Yamamoto ve Kayhan Karlı'nın bulunduğu konuşmacılar, etkinlik boyunca eğitim teknolojileriyle ilgili deneyimlerini paylaşacak.

Zirvede öğrenciler, Doç. Dr. Tufan Adıgüzel'in önderliğinde kurulan ETZ Öğrenci Akademisi projesi aracılığı ile projelerini sunacak.

GRAHAM BELL KİMDİR?

1876'da telefonu bulmasıyla tanınan Alexander Graham Bell önce Ontario'ya, daha sonra Boston'a yerleşti.

Aslında Graham Bell, sağırların sessizliğini ortadan kaldırmaya çalışıyordu. Bunu başaramadı ama her gün yeni bir özelliğe kavuşan telefonla birbirinden kilometrelerce uzaktaki insanların birbirlerini duymalarını sağladı.

Telefonu bulan Graham Bell'in annesi doğuştan işitme engelliydi. Dedesi ve babası yıllarını işitme engellilere adadı. Özellikle babası işitme engellilere duymasalar bile konuşmayı öğretmenin yollarını geliştirmeye çalıştı. İki kardeşi veremden ölünce, babası kalan tek oğlunun sağlığı için Kanada'ya göçtü. Babasının ölümünden sonra onun çalışmalarını tanıtmak ve yaymak için çabalayan Graham Bell Amerika Birleşik Devletleri'ne gitti. Burada bir süre işitme engellilere dil öğretmeni yetiştiren okulda çalıştı. Daha sonra kendi okulunu kurdu.

Ünü kısa sürede yayılan Bell, Oxford Üniversitesi’ne konuk öğretmen olarak çağrıldı. İngiltere'de eline geçen Alman Hermann von Helmholz adlı bilginin işitme fizyolojisine ilişkin kitabını okudu. Müzik sesinin bir tel aracılığı ile aktarılabilineceği düşüncesi üzerinde yoğunlaştı. Bu sırada başka bilim insanları da bu konularda çalışmalar yürütüyordu. Elisha Gray bunlardan biri.

İngiltere'den dönen Bell, Boston Üniversitesi İnsan Sesi Fizyolojisi dalı profesörlüğüne getirildi. Kuramsal bilgilerini teknik destekle yaşama geçirmeye ve işitme engelliler için duymalarını sağlayacak aletler yapmaya girişti. Thomas Watson adlı bir elektrik mühendisi ile birlikte çalışmaya başladı. Çalışmalarını yürütmek için maddi destek gerektiğinde kendisine Avukat Gardnier Greene Hubbart yardım elini uzattı. Bell ve Watson 1875 yılında sesin tel üzerinden bir başka yere gittiğini ortaya çıkardı. Ancak ses anlaşılmaz bir durumdaydı. 14 Şubat 1876 günü Bell ve Gray telefon patenti almak için ayrı ayrı başvuru yaptı. Bell'e 7 Mart günü istediği patent verildi. 174.465 nolu patentini alan Bell atölyede denemelerini sürdürürken telefonu çalıştırmak için kullandığı bataryadan pantolonuna asit döküldü. Watson'u yardıma çağırdı:

"Mr. Watson —Come here —I want to see you" ("Bay Watson. Buraya gelin. Sizi görmek istiyorum.")

Bell yardımcısını yardıma çağırırken farkında olmadan 135 yıl önce 10 Mart günü ilk telefon görüşmesini yaptı. Watson Bell'in sesini "telefon"dan duydu. ABD'nin 100’üncü kuruluş yıldönümüne denk gelen bu buluşu ona düzenlenen Yüz Yıl sergisinde birçok ödül kazandırdı. Bell bilimsel çalışmalarını yürütmek için maddi ve manevi destek gördüğü Hubbart Ailesi’nden Mabel ile bir yıl sonra evlendi.

Eşi dört yaşından beri sağırdı. Bell öğrencisi olarak tanıdığı ve daha sonra evlendiği Mabel'e derin bir sevgi duydu. Artan ününe karşın hiçbir zaman ne eşini ne de işitme engellileri göz ardı etmedi. Eşine yazdığı bir mektupta "Eşin, hangi noktaya çıkarsa çıksın, ne denli zengin olursa olsun, emin ol işitme engellileri ve onların sorunlarını her zaman düşünecektir" diye yazmıştır.

Bugün öne çıkan buluşlarının gölgesinde kalan yapıtlarının çoğu işitme engeli konusundaydı. İşitme engelli annesinin ve eşinin duyamadığı sesleri kaydetmeyi başardı. "Gramofon"dan kazandığı parayı bugün de sağırlar için çalışmalar yürüten Alexander Graham Bell İşitme engelliler Kurumu’na harcadı.Fransa hükûmeti insanlığa hizmetinden dolayı onur ödülü ve para ödülü verdi. Verilen parayı Washington'da İşitme engelliler için Volta Enstitüsü’nü kurmada kullandı. İlk el telefonunu geliştirmek için Bell teknik sorunları alt etmeye çalışırken bir yandan da kendisini dava eden Gray'a karşı hukuk savaşı verdi. Telefon atölyeden 4 yılda çıkabildi. 1880 yılında Bell'e yardım eden Tainer radyofon adını verdikleri aleti denedi.

Bir okulun tepesine çıkan Tainer çok uzaktan görebildiği Bell'e telefonla seslendi "Bay Bell. Bay Bell. Beni duyabiliyorsanız lütfen pencerenin önüne gelip şapkanızı sallayın." Bell şapkasını salladığında artık telefon doğumunun ardından emeklemeye başladı. Sekiz yıl sonra Connecticut eyaleti ilk telefon şebekesine sahip kent oldu.

Telefon yakın yıllara dek Türkiye'de olduğu gibi santraller ve memurlar aracılığı ile yürütülüyordu. Bir süre sonra santrallerde erkek memur yerine kadın memurun çalışması geleneği başladı. ilk kadın santral memuru da Boston'da çalışmaya başlayan Emma Nut oldu.

Kimi siyah beyaz filmlerde gülme konusu yapılan "manyetolu telefon" görüşmeleri 1899 yılında Almon B. Stowger adlı birinin katkısı ile otomatikleşmeye yöneldi. İşin garip tarafı Stowger telefoncu değil cenaze levazımatçısıydı. Rakibinin eşi telefon şirketinde çalışıyordu. Cenaze işleri için Strowger'ı arayanları bu memur kendi eşine bağlıyordu. Bu zor durum karşısında çözüm bulmak için kolları sıvayan Strowger otomatik santralı yapmayı başardı. Halk yeni telefona "kızsız telefon" adını taktı.

Bugünkü telefonlara benzemeyen bir biçimdeydi. Üzerinde birler, onlar, yüzler basamağını temsil eden üç tuş bulunuyordu. Bağlanmak istenen numara tuşlara aranan numarada yer alan rakamın değeri kadar basılarak sağlanıyordu. Arayan kişi tuşa kaç kez bastığını sık sık şaşırdığı için karmaşaya da yol açıyordu. Bunun da çözümü çok geçmeden bulundu.

Kısa sürede New York sokaklarını telefon direkleri ve kablo hatları örümcek ağı gibi kapladı. Yürünmez bir hale gelen sokaklardaki bir telefon direği kabloları tutan 50 çapraz tahta taşıyordu. Telefon günlük yaşama değişik biçimlerde girmeye başladı.

O yıllarda yayımlanan gazetelere verilen bir reklamda telefon şöyle tanıtıldı:

"Sohbet. Ağızdan kulağa telefonla konuşarak çok daha rahat."

Bell 1915 yılında New York'u San Francisco'ya bağlayan ilk uzun kentlerarası telefon hattını açtı. Karşısında yine yardımcısı Watson vardı. Aradan geçen onca yıla karşın Bell ilk günü unutmadı. Watson'a "Watson seni istiyorum, buraya gel" dedi.

Telefonun olanaklarından yararlanarak müşteri çekmek isteyen oteller arasında kıyasıya bir savaş başladı. Oteller ünlü müzik, tiyatro, opera, konser salonlarına bağlanan telefon "Tiyatrofon" hattı ile aldıkları sesi lobilerinde oturan müşterilerine dinletmeye başladı. Bu evlere ve iş yerlerine yayıldı.

Graham Bell belleklerde telefonun bulucusu olarak yer etse de adının öne çıkmadığı çalışmaları da vardı. Bunlardan biri büyük bir ilgi ile tüm dünyanın izlediği National Geographic dergisindeki yöneticiliğiydi. Yüzyirmi yıl önce silahlı saldırıya uğrayan ve ağır yaralanan ABD Başkanı Garfield'ın bedenindeki kurşunların yerini belirlemede ilk kez kullandığı telefonik sonda, Röntgen'in X ışınları ile tanıyı geliştirilmesinde kullanıldı. Deniz ve hava taşımacılığı için projeler gerçekleştirdi.

1893 yılında telefon ile ilgili gelişmeleri kaleme alan bir yazar gözlemini şöyle dile getirdi: "Şu anda duyabildiğimiz sanatçı ve şarkıcıları bir süre sonra insanlık görmeyi de başaracak."

Bu sözler "televizyon" özlemi olarak yorumlanmasına karşın gelişen teknoloji görüntülü cep telefonlarını, internet üzerinden canlı yayınla iletişimi işaret ettiğini göstermektedir. Bilimkurgu severler ise "Uzay Yolu" filminden esinlenerek insanların ışınlanmalarından, insanların bulundukları yerde başka bir yerdeki olayı üç boyutlu olarak ekranlarda görerek ya da duyarak değil hissederek elde edeceği günleri tartışıyor...

İşitme engeline karşı yürütülen savaşımın sonucu insanlık dünyasının sağırlığını gideren bir buluşu armağan eden Bell öldüğünde ona duyulan büyük saygı ve sevgiden ötürü soyadından yola çıkarak telefonu simgelemek için kırmızı "çan" kullanıldı.
Patentleri

    U.S. Patent 161.739 Elektrik telgraflarının alıcı ve göndericilerinde geliştirme, kayıt mart 1875, tescil nisan 1875 (multiplexing signals on a single wire)
    U.S. Patent 174.465 Telgrafta geliştirme, kayıt şubat 14, 1876, tescil mart 7, 1876 (Bell'in ilk telefon patenti)
    U.S. Patent 178.399 Telefonik telgraf alıcılarında geliştirme, kayıt nisan 1876, tescil haziran 1876
    U.S. Patent 181.553 Elektrik akımı üretiminde geliştirme (Döner kalıcı mıknatıslar kullanarak), kayıt ağustos 1876, tescil ağustos 1876
    U.S. Patent 186.787 Elektrik telgrafı (Kalıcı manyetik alıcı), kayıt Ocak 15, 1877, tescil ocak 30, 1877
    U.S. Patent 235.199 Sinyalleşme ve iletişim için cihazlar, ismi Fotofon, kayıt Ağustos 1880, tescil Aralık 1880
    U.S. Patent 757.012 Hava Taşıtı, Haziran 1903 kayıt, Nisan 1904 tescil / Kaynak: Vikipedi

 

 

YORUMLAR
691141
loading
Reklamı Geç